 Ödül ve Ceza Konusunda Ailelere Öneriler Çocuklarınıza belirli konularda sınır koyun. Bundan şikâyet etseler bile bu onlara güven verir.Çocuğunuzla ilgili kuralları onunla birlikte koyun. Onu işin içine kattığınızda, konuların daha kolay çözüldüğünü göreceksiniz.
Kendini kontrol, doğuştan gelen değil, sonradan öğrenilerek kazanılan bir beceridir. Öğretme, cezalandırmadan daha etkilidir.
Kuralları sertlikle değil, şefkatle uygulayın esnek olun ve üzüldüğünüzü ifade edin.
Çocuğunuz uygunsuz davrandığında şu adımları atın:
1. Uygunsuz davranışı tanımlayın.
2. Bunun sizde nasıl bir duygu yarattığını söyleyin.
3. Bundan sonra doğru olanı yapacağına inandığınızı belirtin.
Çocuğunuza çok kızdığınız zaman, tepki vermeden önce yavaş yavaş iki derin nefes alın. Kızgınlıkla, çocuğunuza sonradan pişman olacağınız şeyleri söylemeyin.
“Sen dediğimi yapmazsan, oh işte böyle olur!” demeyin.
Aileler çocuğun neyi yapmaması gerektiğini söylemek için çaba sarf ederler. Oysa önemli olan niçin yapmaması gerektiğini söylemektir.
Çocuğunuza ceza vereceğiniz zaman, ikinci bir kere daha düşünün. Bu konuda, öfkeniz geçtikten sonra vereceğiniz kararlar her zaman daha doğru olacaktır
Çocuğunuza hesap sormak veya olumsuz bir eleştiri yöneltmek için asla yemek saatini ve yemek masasını seçmeyin. Sofralar her zaman eğlenceli bir ortam olmalıdır.
Sonradan uygulayamadığınız yaptırımlar, çocuğunuzun gözünde ciddiyetinizi zedeler.
Anne-baba olarak kendinize zaman ayırın. Sağlıklı ve doyumlu çocuklar yetiştirebilmenin yolu eşinizi mutlu etmekten geçer.
Başkalarına önderlik etmek için, kişinin önce kendisini yönetmesi gerekir.
Çocuklar, anne-babaların kendi duygularını anladıklarını kabul ettikleri taktirde, sınırlama ve kısıtlamalara karşı daha olumlu davranırlar.
Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız, o kadar çok çatışır, kızar, disiplin sorunu yaşarsınız ve enerjinizi kendi yarattığınız sorunları çözmeye harcarsınız.
Önemli bulduğunuz değerler üzerinde, aranızda ve ortada sorun yokken konuşun.
Düşünce ve değerler zorla benimsetilemez. Çocuğunuz, bu konularda zorladıkça sizden uzaklaşır.
Güce dayanan otorite, çocukları uzaklaştırır, bilgi ve hoşgörüye dayanan ise yakınlaştırır, dayanışma ihtiyacı doğurur. Size yakın insanları daha kolay etkilersiniz.
Yapılan hatalar nedeniyle kendinizi de çocuğunuza da bağışlamayı bilin.
Sorun çözmek için güç kullanırsanız, çocuğunuz büyüdükçe kullandığınız gücün dozunu artırmak zorunda kalırsınız.
Çocuğunuza verdiğiniz eğitim güce ve zorlamaya dayanıyorsa, bağımlılık geliştirmiş ve olgunlaşmamış bir çocuk yetiştirmiş olursunuz.
“Bir tek doğru var, o da benim söylediğimdir!” tavrı, çocuklarınızı sizin doğrularınızdan uzaklaştırır.
Yapması ve yapmaması gerekenleri hatırlamasını 5 yaşından önce beklememelisiniz.
6-7 yaşına kadar iyiyi kötüyü doğru yanlışı ayırt etmiş olsa bile kendi içinde yargılama gelişmemiştir.
Bir anne-babanın çocuğunun gözünde ulaşabileceği en yüksek nokta, danışman seçilmektir. Fikirlerine gönüllü olarak başvurmaktır. Bunun olması için her konuda ders vermekten vazgeçin.
Hayatta ne kadar ileri gideceğinizi başınıza gelenler değil, bunları nasıl ele aldığınız belirler.
İnsanlar sizden hoşlanırlarsa sizi dinlerler, güvenirlerse sizinle iş de yaparlar.
Uzm.Psikolog Buket KASRAT
|